Yahudilerde 10 Emir Nedir? Bir Bakış Açısı
Eskişehir’de, şehri gezerken insan bazen sokaklardan geçerken rastladığı eski taş yapıları, farklı kültürlerin izlerini, hatta eski kitaplardan alıntıları hatırlıyor. Tıpkı Yahudilik gibi çok eski ve derin kökleri olan bir dinin öğretileri de zamanla toplumu şekillendirmiş. Bu yazıda, Yahudilikteki “10 Emir”i inceleyeceğiz. Ve bu 10 emir, sadece dini bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal düzenin nasıl şekillendiğiyle ilgili de ipuçları veriyor.
1. 10 Emir Nedir?
Yahudilikte 10 Emir, aslında Tanrı’nın insanlara verdiği temel ahlaki ve dini kuralların bir listesidir. Bu kurallar, Tevrat’ın ikinci kitabı olan Çıkış (Exodus) ve Tesniye (Deuteronomy) kitaplarında yer alır. Tanrı, bu emirleri İsrailoğulları’na Sina Dağı’nda verir. Yani, bu emirler, bir tür “ilk 10 kural” gibi düşünebiliriz. Düşünsenize, bir oyun oynuyorsunuz ve kurallar baştan belirleniyor; işte 10 Emir de adeta insanlık için belirlenen “ilk kurallar” gibi.
2. İlk 5 Emir: Tanrı’ya Saygı ve İnanç
Birinci Emir: Tanrı’dan Başka İlah Yoktur
Bu emir, Tanrı’nın bir tek ve tek olduğuna dair inancı pekiştirir. Yani, ne bir dağa, ne bir güneşe, ne de başka bir varlığa tapmak… Yalnızca Tanrı’ya inanmak ve O’na yönelmek. Günlük hayatımızda ne demek? Çoğu kişi için sabah kalkıp ilk iş olarak telefona bakmak alışkanlık haline gelmişken, bu emir aslında ‘ilk önce Tanrı’ya odaklanmayı’ öneriyor. Diğer her şey ikinci planda.
İkinci Emir: Putlara Tapmak Yasaktır
Tanrı, kendisini hiçbir somut biçimde temsil eden figürlere tapılmasını yasaklar. Yani bir heykel, taş ya da altın bir figür Tanrı’nın yerini tutmaz. Modern dünyada buna “her şeyin aşırıya kaçması” olarak düşünebiliriz. Mesela, bir insanın parasını, prestijini ya da gücünü, kendi Tanrı’sı gibi görmesi gibi. Tanrı, buna “yok, dur bakalım, bu işin sınırları var” diyor.
Üçüncü Emir: Tanrı’nın Adını Boşuna Anmamak
Bu emir, Tanrı’nın adını boş yere, saygısızca kullanmamayı öğütler. Yani, Tanrı’nın ismiyle küfretmek, bir argo ifadesi olarak kullanmak yanlış olur. Bugün de, biz aslında böyle şeyleri genelde ‘saygısızlık’ olarak tanımlarız. Tıpkı, her zaman şikayet eden bir arkadaşın sürekli şikayetlerini abartması gibi.
Dördüncü Emir: Şabat Günü’ne Saygı
Şabat, Yahudiler için kutsal bir gündür. Bu günde, çalışmak yasaktır ve insanlar sadece Tanrı’ya ibadet eder ve dinlenirler. Bugün de haftada bir gün dinlenmenin gerekliliği herkesin aklında. Bir anlamda, bu emir, zihinsel ve fiziksel olarak dinlenmeye, haftanın geri kalanını sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için mola vermeye de işaret ediyor.
Beşinci Emir: Anne ve Babaya Saygı
“Anne babaya saygı” demek, aslında sadece bir dini emir değil, evrensel bir kurallardır. Herkesin hayatında büyük bir yer tutar, değil mi? Yahudilikte, bu emir bir toplumda saygı, düzen ve huzur oluşturmak için temel kabul edilir. Hem dini hem de sosyal açıdan çok önemli bir emir olduğunu kabul etmek lazım.
3. Sonraki 5 Emir: Toplumsal Ahlak ve Adalet
Altıncı Emir: Cinayet İşlememek
Cinayet, her toplumda ciddi bir suçtur, bu yüzden bu emir de aslında evrensel bir geçerliliğe sahiptir. Yani, kimse kimseyi öldürmemelidir. Ancak, burada da mesele sadece fiziksel cinayetle sınırlı değil. Günlük hayatta, başkalarına hakaret etmek, iftirada bulunmak da bir nevi “cinayet” sayılabilir. Gözlemlerime göre, bazen insanlar kelimeleri o kadar çok silah olarak kullanıyorlar ki, sözlü şiddet bile tıpkı bir cinayet gibi etkili olabiliyor.
Yedinci Emir: Zina Yapmamak
Bu emir, sadakati, evliliği ve kişisel ilişkileri vurgular. Bugün, sadakat ve güvenin, özellikle ilişkilerde ne kadar değerli olduğuna dair çok şey söyleniyor. Zina yapmamak, aslında “başkalarına saygı göster” demek gibi bir şey. İnsanın sadık olduğu kişilerle doğru ve sağlam ilişkiler kurması gerektiğini anlatır.
Sekizinci Emir: Hırsızlık Yapmamak
Bu emir, sadece fiziksel mal çalmamayı değil, aynı zamanda başkalarının haklarını çalmamayı da içerir. İyi bir insan, başkasının emeğini, hakkını ya da gücünü çalmamalıdır. Bunu aslında çok farklı biçimlerde günümüz dünyasında gözlemleyebiliriz: adaletin yerini bulmadığı durumlar, sömürü, vb.
Dokuzuncu Emir: Yalan Söylememek
Gerçekten de, yalan söylemek ilişkilerde ne kadar büyük bir sorun yaratır, değil mi? Bu emir, her şeyden önce güvene değer veren bir toplumda, insanların birbirlerine dürüst olmasını öğütler. Yalan, her zaman bir çözüm değildir, hatta çoğu zaman daha fazla probleme yol açar.
Onuncu Emir: Başkasının Eşine ve Malına Göz Dikmemek
Başkasının malına ya da eşine göz dikmek, kişinin hırslarını kontrol etmesi gerektiğini vurgular. Bu emir, daha çok “kendine yetmeyi bil” diyerek, kişisel tatminin başkalarını incitmemesi gerektiğini anlatır.
4. Sonuç: 10 Emir, Hem Dini Hem Sosyal Bir Temel
Yahudilikteki 10 Emir, sadece bir dinin öğretileri değil, aynı zamanda toplumsal hayatın nasıl düzenlenmesi gerektiğiyle ilgili önemli bir kılavuzdur. Toplumun bireylerine saygı, adalet, dürüstlük, sadakat ve huzur gibi değerleri benimsemesi gerektiğini vurgular. Belki de bugünün dünyasında, bu kurallara sadece dini bir boyut değil, evrensel bir insanlık sorumluluğu olarak yaklaşmak daha doğru olacaktır.
Ve son olarak, hepimizin bazen günlük hayatın içinde karışık kurallar arasında kaybolduğumuzu hatırlayarak, 10 Emir’in bize ne kadar basit ama derin bir yaşam öğretisi sunduğunu da unutmamalıyız.