Kıymetin Eş Anlamı Ne? Esprili Bir Arayış
Bazen, “Kıymetimi bilenin kıymetini bilirim” diye bir laf var ya, işte o cümle tam olarak kafamı karıştıran bir şey. Kıymet, gerçekten ne demek? Birine kıymet vermek ya da bir şeyin kıymetini bilmek, sadece o şeyin değerini anlamak mı, yoksa biraz da “şımartılmak” mı? Çünkü bazen kendimi düşündüğümde, kıymetimi anlayan kişi oluyorum ama bir bakıyorum ki kıymetli olmak, arada bir kaç günlüğüne kadife koltukta oturmak gibi. Ama net bir şekilde soruyorum: Kıymetin eş anlamı ne? Yani, başka kelimelerle de anlatılabilir mi?
İzmir’de, 25 yaşında bir genç yetişkinim. Herkesin ‘kıymetimi bilmediklerini’ söylediği bir dönemde, ben de o büyük soruyu sordum: Kıymet, başka ne olabilir ki?
Bunu yazarken aklıma gelen ilk şey, bir hafta sonu arkadaş ortamında yaşadığım bir diyalog oldu. İşte bu yazıyı da tam olarak o diyalog üzerinden düşündüm!
Arkadaşlarım: “Kıymetim Bilinmiyor!”
Bir cumartesi akşamı, İzmir’in kalabalık caddelerinde dolaşıyoruz. Arkadaşım Mehmet, en sevdiğim cümlesini kurdu: “Beni tanıyan herkes, kıymetimi bilmiyor!”
Tabii, ben de hemen devreye girdim: “Bence kıymetini bilen de yok, herhalde o yüzden böyle sürekli gündemdeyiz.”
Bir an böyle garip bir sessizlik oldu. Sonra herkes kahkahalarla gülmeye başladı, çünkü Mehmet, gerçekten bu cümleyi her ortamda kurar. O an, kıymetinin ne olduğunu düşünüp bir anlamda dertleşiyorduk aslında.
Ama işin komik tarafı, kimse kıymetini tam anlamadığı gibi, benim de kıymetimi anlayan olmamıştı! Neyse, sonra yine döndük konumuza; Kıymetin eş anlamı ne?
“Kıymet” Kelimesi, Nereye Kadar Değerli?
İlk başta düşündüm ki; “Kıymet” kelimesi aslında her şeyin özüdür, değerini ifade eder, ama bir de “kıymetli” olmanın sınırı var. Yani, herkesin farklı bir kıymet anlayışı olabilir, o yüzden kıymetin eş anlamlıları da kişiden kişiye değişiyor. Örneğin, Mehmet için kıymet demek “kendini değerli hissetmek” demek. Onun kıymeti, “birinin sana en güzel pizzayı getirmesi” kadar basit ve maddi şeylerle ölçülüyor. Ama benim için kıymet, daha çok zamanla ilgili. Yani, “Yanımda olduğunda bir saatin değerini anlamak” gibidir. İşte bu yüzden, birinin kıymetini bilmek, sadece ona “Evet, sen çok değerlisin” demekle olmuyor.
Tabii, araştırmalara girecek değilim ama kıymet, gerçekten bazen “değer” anlamına geliyorsa, neden herkes kıymetini “bireysel olarak” anlamak istiyor? Gerçekten biraz fazla düşünmek, ama yapacak bir şey yok. Şimdi bu “kıymet” işinin eş anlamlarını bulmalıyım dedim, yani ben de “kıymet” ve “değer” arasındaki farkları keşfetmeliyim.
Kıymetin Eş Anlamı Ne? Bak, O Hızlı Sonuç
Evet, kelimeyi derinlemesine inceledikten sonra şu sonuca vardım: Kıymet kelimesinin eş anlamlıları aslında sadece “değer”le sınırlı değil!
Kıymet: Değer, değerli olmak, önemli olmak, kıymetli olmak, paha biçilemez olmak… Şimdi düşün, birine kıymetini verdiğin zaman, “O kişi gerçekten değerli” mi diyorsun, yoksa “Kendi kendine bu kadar değerli olduğunu düşünme!” mi? İşte burada, “kıymet”in anlamı biraz kayıyor ve senin de o kayma konusunda bir strateji oluşturman gerekebilir.
İçimden şöyle bir ses geldi: Evet, belki de bu kadar düşündüğüm için kıymetim de şişiyordur. Ama gerçekten ne anlamı var ki? Hadi, şu soruyu sorayım size: Kıymetini gerçekten ne zaman fark ediyorsunuz?
Kıymetli Olmanın Farkında Olmak: Bir Paradoks
Arkadaşım Eda’yla bir gün parkta yürürken, kıymetli olmanın ne demek olduğunu konuştuk. Eda, kıymetini bulan insanların genelde “çok değerli” olduklarını düşünür. Ama ben tam tersini savunuyorum. Kıymetli olmak, bence zaman zaman görünür olmamak demektir. Bir tür “toplum dışı kıymet” gibi.
Eda: “Mesela, senin kıymetini kimse bilmiyor, çünkü bir an seni eksik görüyorlar. Ama sen aslında çok değerli birisin.”
Ben: “Bunu diyorsun ama, genelde de beni kıymetsiz görenleri topluca bir araya getirip, ‘Kendine gel’ diye bir kitap yazmayı planlıyorum, istersen seni de teşekkür kısmına alırım.”
Güzel bir bakış açısı, değil mi? Aslında kıymetini gerçekten anladığın an, belki de herkes kıymetini anlamış olmaz. Yani, birinin kıymetini anlamak bazen zorlayıcı olabilir. Ama bu, kıymetin en güzel yanıdır!
Kıymet, Kimseye Göre Aynı Mıdır?
Burada asıl soruyu soruyorum: Kıymet her zaman aynı şey midir? Gerçekten bir insanın kıymetini bilmek, ona değer vermek anlamına mı gelir? Bazen değer dediğimiz şey, aslında birilerini kendi hayatında tutmanın, onlara yer açmanın ve onları anlamanın çok daha derin bir hali olabilir.
Bir gün sosyal medyada gezerken, insanlara verilen değerle ilgili şu paylaşımı gördüm: “Kıymetini bilen seni her zaman el üstünde tutar.” Cidden mi? Eğer bu kadar basit olsaydı, herkes birbirinin kıymetini anlamış olurdu. Ama işin özünde, kıymet, biraz da kişisel bir bakış açısı ve ne kadar o değerli şeyi “paylaşmak” isteyip istemediğimizle ilgili.
Çünkü kıymet dediğimizde, aslında bazen insanların iyi niyetini, bazen zamanını, bazen de sabrını değerlendiriyoruz. Her şeyin kıymeti de biraz oraya bağlı. Yani demem o ki, gerçekten kıymetini bilen bir insan, her şeyin ötesinde empati yapmayı da bilir.
Sonuç: Kıymet, Herkesin Kendi Tanımıdır
Sonuç olarak, kıymetin eş anlamlısı ne mi? O aslında her birimizin bakış açısına göre değişir. Benim kıymetimle, Mehmet’in kıymeti aynı olmayabilir. Ama öte yandan, bu yazıyı okurken, “Evet, kıymetimi ben de bilmeliyim” diye düşündüysen, işte o zaman gerçekten kıymetin ne olduğunu anlamışsındır!
Öyle ya da böyle, kıymetini bilmediğimiz şeyler, genelde en değerli olanlardır. Ne dersiniz?