Herkese merhaba! Bu yazımızda “Sahne tasarımcısı nasıl olunur” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz.
Bir defter sayfasından sahneye: Sahne tasarımcısı nasıl olunur?
Çocukluğumdan beri bazı anları unutamıyorum. Kayseri’de eski bir evin küçük odasında, elimde kalemle oturup hayal ettiğim dünyaları defterime çizdiğim günleri… O zamanlar yaptığım şeyin bir meslekle bağlantılı olabileceğini bilmiyordum. Sadece içimde sürekli başka hayatlar kurma isteği vardı.
25 yaşındayım ve hâlâ günlük tutuyorum. Bazen bir günün nasıl geçtiğini yazıyorum, bazen de kimsenin görmediği hayallerimi. Defterlerimin arasında yarım kalmış çizimler, sahne fikirleri, renk notları ve “bir gün bunu yapacağım” diye yazdığım cümleler var.
Geçen yıl bir tiyatro oyununun provasını izlemeye gittiğim gün, hayatımda küçük ama çok önemli bir kırılma yaşadım. Sahnedeki oyunculara bakıyordum ama gözüm sürekli başka yerlere kayıyordu. Duvarın rengi, kullanılan sandalye, ışığın düştüğü köşe, boş bırakılan alan… O an fark ettim ki ben sadece hikâyeyi izlemiyordum. Hikâyenin içinde yaşadığı dünyaya bakıyordum.
İşte o gün kendi kendime şu soruyu sordum: “Sahne tasarımcısı nasıl olunur?”
Bir sahnenin görünmeyen hikâyesini fark etmek
Sahne tasarımı benim için önce bir meslek değil, bir his olarak başladı. Çünkü sahnede gördüğümüz her detay aslında bir anlatım aracıdır. Bir odanın dağınık olması, eski bir masanın kullanılması ya da sahnenin tamamen boş bırakılması bile izleyiciye bir şey söyler.
O tiyatro salonunda otururken içimde büyük bir heyecan vardı. Bir yandan “Ben de böyle bir şey yapabilir miyim?” diye düşünüyordum, diğer yandan korkuyordum. Çünkü hayal kurmak kolaydı ama o hayali gerçeğe dönüştürmek çok daha farklıydı.
Günlüğüme o gece şunu yazmıştım:
“Bugün ilk kez bir sahnenin sadece oyunculardan oluşmadığını anladım. Bazen en güçlü cümleyi sessiz duran bir eşya söylüyor.”
Bu cümle hâlâ aklımda.
Sahne tasarımcısı olmak için ilk adım: Görmeyi öğrenmek
Sahne tasarımcısı nasıl olunur sorusunun cevabı yalnızca bir okul veya eğitim süreciyle başlamıyor. Önce dünyaya farklı bakmayı öğrenmek gerekiyor.
Sokakta yürürken eskiden sadece insanlara bakardım. Şimdi ise binaların cephelerine, eski kapıların dokusuna, bir kahvehanedeki sandalyelerin neden orada durduğuna dikkat ediyorum.
Kayseri’de bir kış günü yürürken eski taş binalardan birinin önünde durduğumu hatırlıyorum. Hava çok soğuktu. İnsanlar hızlı hızlı yürüyordu. Ben ise binanın taş duvarlarına bakıyordum. O taşların bana geçmişten bir hikâye anlattığını düşündüm.
Belki de sahne tasarımcılığı biraz böyle bir şeydi. Herkesin baktığı yerde farklı bir hikâye görmek.
Sahne tasarımcısı; tiyatro, sinema, televizyon veya farklı gösteri alanlarında anlatılacak hikâyeye uygun mekânı oluşturan kişidir. Bunun için estetik bakış açısının yanında tarih, sanat, mimari, renk kullanımı ve insan psikolojisi hakkında da fikir sahibi olmak gerekir.
Hayal kırıklığı yaşadığım gün
Her yolculuk gibi benim yolculuğum da sadece heyecanla ilerlemedi.
Bir dönem kendimi çok yetersiz hissettiğim bir gün oldu. Hazırladığım birkaç çizimi birine gösterdim. Beklediğim tepkiyi alamadım. Çizimlerimin eksikleri vardı ve bunu duyunca içimde büyük bir boşluk oluştu.
O akşam odama kapandım. Günlüğümü açtım ve uzun süre hiçbir şey yazamadım. Çünkü gerçekten üzülmüştüm.
Bazen insan bir şeye çok değer verdiğinde, aldığı küçük bir eleştiri bile büyük bir yara gibi geliyor. Ben de o gün “Belki de bu iş bana göre değil” diye düşündüm.
Ama birkaç gün sonra defterlerime tekrar baktım. Yıllardır çizdiğim şeyleri gördüm. Beni bu alana çeken şeyin mükemmel olmak değil, anlatmak olduğunu fark ettim.
Eksiklerim vardı ama öğrenebilirdim.
Sahne tasarımcısı nasıl olunur? Eğitim ve gelişim süreci
Sahne tasarımcısı olmak isteyen kişilerin kendilerini geliştirebilecekleri birçok yol vardır. Üniversitelerde sahne tasarımı, tiyatro tasarımı, görsel sanatlar veya benzeri alanlarda eğitim alınabilir.
Ancak bu meslek sadece teorik bilgiyle öğrenilmez. Provalara katılmak, sahne arkası süreçlerini görmek ve farklı tasarım çalışmalarını incelemek çok önemlidir.
Ben de bunu fark ettiğimde küçük adımlar atmaya başladım. Tiyatro oyunlarını sadece izlemek yerine sahne düzenlerine dikkat etmeye başladım. Eski filmleri izlerken karakterlerin yaşadığı ortamların nasıl oluşturulduğunu düşündüm.
Bir sahne tasarımcısı için araştırma yapmak hayatın bir parçasıdır. Bir dönem filmi için geçmiş dönemin mobilyalarını, bir fantastik hikâye için hayali bir dünyanın kurallarını, modern bir oyun için sade ama anlamlı alanları araştırmak gerekir.
Bir küçük sahne ve büyük bir umut
Aylar sonra küçük bir tiyatro çalışmasında sahne düzenlemesine yardımcı olma fırsatı buldum. Büyük bir salon değildi. Çok büyük bütçeler yoktu. Ama benim için çok değerliydi.
Elimde boya kutuları, birkaç malzeme ve kafamda onlarca fikir vardı.
Sahnenin bir köşesini hazırlarken kalbimin hızlı attığını hatırlıyorum. Çünkü ilk kez hayal ettiğim bir şeyi gerçek bir mekânda görüyordum.
Bir sandalye, bir perde ve birkaç ışıkla bambaşka bir dünya oluşturulabileceğini gördüm.
O gün çok yoruldum ama eve dönerken kendimi inanılmaz mutlu hissediyordum. Günlüğüme şöyle yazdım:
“Bugün ilk kez bir hayalimin içine dokundum.”
Sahne tasarımında yaratıcılık kadar sabır da gerekir
Sahne tasarımcılığı dışarıdan bakıldığında çok romantik bir meslek gibi görünebilir. Gerçekten de içinde büyük bir yaratıcılık vardır. Ancak bu iş aynı zamanda sabır ister.
Bazen yaptığınız tasarım değişebilir. Bazen aylarca üzerinde çalıştığınız fikir son anda farklılaşabilir. Bazen bütçe nedeniyle istediğiniz her şeyi yapamazsınız.
Ama iyi bir sahne tasarımcısı, elindeki imkanlarla en güçlü anlatımı kurmayı öğrenir.
Ben bunu günlük hayatımda da fark ettim. Eskiden elimde olmayan şeylere çok üzülürdüm. Şimdi ise elimdekilerle ne yaratabileceğime bakıyorum.
“Sahne tasarımcısı nasıl olunur” konusunu beğendiyseniz Noh sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.
Duyguların mekâna dönüşmesi
Bence sahne tasarımının en etkileyici tarafı, duyguları görünür hale getirmesidir.
Bir karakterin yalnızlığını göstermek için kocaman bir sahneye ihtiyaç olmayabilir. Bazen boş bir sandalye yeterlidir. Bir ailenin sıcaklığını anlatmak için büyük dekorlar gerekmez. Bazen eski bir masa ve doğru ışık yeterli olur.
Sahne tasarımcısı aslında insanların hislerini mekânlara dönüştürür.
Bu yüzden bu meslek benim için sadece dekor hazırlamak değildir. Bir hikâyenin ruhunu bulmak ve onu izleyiciye hissettirmektir.
Kendime yazdığım son not
Daha Fazlası İçin: Kök hücreler vücuttan nasıl alınır ?
Bugün hâlâ Kayseri’de aynı defterleri kullanıyorum. Sayfaları eskidi, bazı çizimler kötü görünüyor, bazı fikirler yarım kaldı. Ama hepsinin benim için ayrı bir anlamı var.
Çünkü o sayfalarda sadece çizimler yok. Korkularım, umutlarım ve vazgeçmemeye çalıştığım anlar var.
Sahne tasarımcısı nasıl olunur sorusunun tek bir cevabı olmadığını artık biliyorum.
Bir eğitim almak, teknik bilgiler öğrenmek, deneyim kazanmak elbette önemli. Ama bunun yanında merak etmek, gözlemlemek ve hikâyelere inanmak gerekiyor.
Belki bir gün büyük bir sahnede tasarladığım bir dünyanın içinde insanlar bir hikâye izleyecek. Belki o an seyirciler sadece dekoru görmeyecek, orada anlatılmak istenen duyguyu hissedecek.
Benim hayalim bu.
Bir gün bir sahnenin arkasında durup, “Bu dünya bir zamanlar benim defterimdeydi” diyebilmek.