İnsan Kulağının Duymadığı Sesler Hangi Alanlarda Kullanılır?
Bazen sabah işe giderken İstanbul’da kalabalığın içinde yürürken kendime şunu soruyorum: “Şu an etrafımda olup da fark etmediğim kaç şey var?” Metroya binmeden önce turnikelerin uğultusu, kulaklıkta çalan müzik, insanların konuşmaları… Ama bütün bunların dışında bir de bizim hiç duymadığımız ama sürekli etrafımızda dolaşan bir ses dünyası var. İşte tam da bu noktada insan kulağının duymadığı sesler hangi alanlarda kullanılır sorusu daha da ilginç hale geliyor.
Aslında bu konu ilk bakışta biraz teknik gibi duruyor ama içine girdikçe günlük hayatın bile bir parçası olduğunu fark ediyorsun. Hani bazen “ben bunu neden daha önce hiç düşünmedim?” dedirten türden bir konu.
İnsan kulağının duymadığı sesler nedir?
Sizi Noh’da “İnsan kulağının duymadığı sesler hangi alanlarda kullanılır” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.
Önce en temelinden başlayalım. İnsan kulağı ortalama olarak 20 Hz ile 20.000 Hz arasındaki sesleri duyabiliyor. Bunun altına inen seslere “infrasonik”, üstüne çıkanlara ise “ultrasonik” deniyor.
Yani aslında biz bir duvarın arkasında, suyun altında ya da çok yüksek frekansta gerçekleşen olayların büyük kısmını duyamıyoruz. Ama bu, onların olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, bu sesler teknoloji ve bilim dünyasında oldukça aktif kullanılıyor.
Geçen gün ofiste çalışırken bir anda aklıma takıldı; bilgisayarımın sessiz çalışması bile aslında tamamen “sessiz” değil. İçinde fanlar dönüyor, elektrik akımları var ve bazıları ultrasonik frekanslara yakın titreşimler oluşturabiliyor. Biz duymuyoruz ama sistem orada yaşıyor gibi.
Ultrasonik seslerin kullanım alanları
Tıp dünyasında ultrasonun yeri
En bilinen kullanım alanı kesinlikle tıp. Özellikle ultrason cihazları sayesinde anne karnındaki bebek görüntülenebiliyor. Bunu düşündüğümde hâlâ biraz büyülü geliyor. Sesle görüntü elde etmek… Garip ama gerçek.
Ultrason dalgaları vücut içinde yayılıyor, farklı dokulardan geri yansıyor ve bu yansımalar görüntüye çevriliyor. Yani aslında doktorun ekranda gördüğü şey, bizim duyamadığımız seslerin bir haritası gibi.
Bir arkadaşımın bebeği olacağı zamanı hatırlıyorum. Ultrason görüntüsünü ilk kez gördüğünde gözleri dolmuştu. O an fark ettim ki, “duyulmayan sesler” bazen hayatın en duygusal anlarını bile ortaya çıkarabiliyor.
Endüstride tahribatsız testler
Fabrikalarda, köprülerde, uçak parçalarında kullanılan ultrasonik testler var. Bu sistemler malzemenin içinde çatlak olup olmadığını anlamak için kullanılıyor.
Düşünsene, bir uçağın kanadında gözle göremediğin bir sorun var ve bunu anlamanın yolu ses dalgaları. İşte insan kulağının duymadığı sesler hangi alanlarda kullanılır sorusunun en kritik cevaplarından biri burada ortaya çıkıyor.
İstanbul’da Boğaz Köprüsü’nden geçerken bazen aklımdan geçer: “Acaba bu dev yapının içinde ne kadar detaylı kontroller yapılıyordur?” Muhtemelen bizim duyamadığımız sesler, orada sessizce görev yapıyor.
Ultrasonik temizlik teknolojisi
Bir diğer ilginç kullanım alanı ise ultrasonik temizleyiciler. Özellikle gözlükçülerde görmüşsündür. Küçük bir su kabı içinde gözlükler titreşerek temizlenir.
Bu sistem, mikroskobik kabarcıklar oluşturarak kirleri yüzeyden söker. Aslında biz sadece suyun içinde hafif bir hareket görürüz ama işin içinde ciddi bir fizik var.
Bir keresinde gözlüğümü temizletirken bunu izleyip uzun süre düşünmüştüm. “Benim göremediğim şeyleri ne kadar çok şey temizliyor olabilir?” diye kendi kendime sormuştum.
Askeri ve denizaltı teknolojileri
Sonar sistemleri de yine bu alanda önemli. Denizaltılar suyun altında ses dalgaları göndererek çevrelerini algılar. Çünkü su altında ışık değil ses daha etkili yayılır.
Bu yüzden denizaltılar, balinalar gibi, sesi bir navigasyon aracı olarak kullanır. Hatta bazı balina türlerinin kilometrelerce uzaklığa ses gönderebildiği biliniyor.
Bunu düşününce insan biraz küçülüyor gibi hissediyor. Biz sokakta telefon sinyali çekmiyor diye sinirlenirken, denizin altında canlılar sesle dünyayı okuyor.
İnfrasonik seslerin kullanım alanları
Deprem ve doğa olaylarının takibi
İnfrasonik sesler özellikle doğa olaylarında önemli. Volkan patlamaları, büyük fırtınalar ve depremler düşük frekanslı dalgalar üretir.
Bilim insanları bu sesleri ölçerek erken uyarı sistemleri geliştirmeye çalışıyor. Yani aslında dünya sürekli konuşuyor ama biz sadece çok küçük bir kısmını duyabiliyoruz.
Bazen sabah işe giderken yağmur başlamadan önce havadaki o garip ağırlığı hissederiz ya… Belki de o hissin arkasında bizim duymadığımız frekanslar vardır, kim bilir?
Hayvanlar ve iletişim
Fil ve balina gibi hayvanlar infrasonik seslerle kilometrelerce öteden iletişim kurabiliyor. Bu gerçekten etkileyici.
İstanbul’da bir parkta yürürken köpeklerin bazı seslere aniden tepki verdiğini görmüşsündür. Biz hiçbir şey duymayız ama onlar bir dünyayı dinliyor gibi davranır.
İşte burada insan kulağının duymadığı sesler hangi alanlarda kullanılır sorusu biraz da doğaya açılıyor. Çünkü bu sesler sadece insan yapımı değil, doğanın da dili.
Günlük yaşamda fark etmediğimiz kullanım alanları
Akıllı cihazlar ve sensörler
Telefonlarımız, akıllı saatlerimiz ve hatta bazı ev güvenlik sistemleri ultrasonik sensörler kullanabiliyor. Hareket algılama, mesafe ölçümü gibi işlemler bu yöntemle yapılabiliyor.
Geçenlerde evde ışık otomatik yandığında bir an durup düşündüm. “Ben bunu görmeden önce kaç farklı sistem devreye giriyor?”
Evcil hayvan teknolojileri
Ultrasonik köpek eğitim cihazları ya da sivrisinek kovucular da bu sesleri kullanıyor. İnsan kulağı duymuyor ama hayvanlar tepki verebiliyor.
Burada biraz etik bir tartışma da var aslında. Çünkü duyamadığın bir şeyi kontrol etmek her zaman iyi hissettirmeyebiliyor.
Bilimsel araştırmalarda görünmeyen dünya
Bilim insanları evreni anlamaya çalışırken sadece görünen ışığa değil, ses dalgalarına da bakıyor. Hatta uzaydaki bazı olaylar bile ses dalgalarının analiz edilmesiyle inceleniyor.
Bazen aklıma şu geliyor: Belki de evrenin bir “sessiz müziği” var ve biz sadece çok küçük bir kısmını duyabiliyoruz. Geri kalanını ise cihazlar aracılığıyla anlamlandırıyoruz.
Bu düşünce biraz hem rahatlatıcı hem de ürkütücü. Çünkü insanın algısı ne kadar sınırlı, değil mi?
Gelecekte bizi ne bekliyor?
Teknoloji geliştikçe bu duyulmayan seslerin kullanımı daha da artacak gibi görünüyor. Özellikle sağlık teknolojilerinde, giyilebilir cihazlarda ve şehir altyapılarında büyük değişimler olabilir.
Belki gelecekte kalp atışımızı, stres seviyemizi ya da vücudumuzdaki değişimleri ultrasonik dalgalarla sürekli takip eden sistemler olacak. Hatta fark etmeden bizimle iletişim kuran cihazlar…
Bunu düşündüğümde biraz tuhaf hissediyorum. İstanbul’da kalabalık bir kafede otururken bile etrafımda görünmeyen ama çalışan sistemler var. Sanki şehir, görünmeyen bir katmanla yaşıyor.
Noh ekibi olarak “İnsan kulağının duymadığı sesler hangi alanlarda kullanılır” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
Kendi hayatımdan küçük bir düşünce
Bazen akşam işten çıkıp eve dönerken kulaklığımı çıkarıp sadece şehrin sesini dinliyorum. Ama sonra aklıma şu geliyor: “Ben aslında ne kadar azını duyuyorum?”
Belki de gerçek sessizlik diye bir şey yok. Sadece bizim duyamadığımız frekanslar var.
İşte bu yüzden insan kulağının duymadığı sesler hangi alanlarda kullanılır
Bazen düşünüyorum, belki de hayatın en önemli parçaları hiç duymadığımız, hiç fark etmediğimiz şeylerin içinde saklıdır.
Benzer Bir Yazı: İnsan hakları ne zaman imzalandı ?
Sizin İçin Seçtik: İnsan haklarını kim yazdı ?